ailemden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ailemden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mayıs 2012 Çarşamba

:(

Hayat böyle kardeş;

Bir tatlı,bir acı...

Bir mutluluk,bir hüzün...

Bir var,bir yok...

Sen hep iyi ol da,gerisini en iyi Allah kararlıyor zaten...

Seviyoruz seni
Biliyorsun...

























Anneler günün kutlu olsun...

-----------------------------------------------------------------------------
Teyzeye Not:

Resmi senin için Yamaç yaptı.O'na durumu anlattığımda, güzel bir resmin seni mutlu edeceğini düşündü ve hemen bunu yapmaya koyuldu.Resimdekiler sırasıyla:

1. RU
2. YA
3. Hacer
4. Teyze(malum)
5. ZE
6. Baba
7. Anne
8. Selçuk abi (teyzemizin eşi)

*Güzel ve güneşli bir günde hepimiz bir aradayız(anane,dede ve dayı sanırım dışarı çıkmış!!!) Evin etrafında toplanmışız.Evin hemen yanıbaşından -teyzemiz Galatasaraylı olduğundan- sarı kırmızı bir otomobil geçiyor.Onun devamında ise deniz var ve biri hoooppp diye!!! denize atlamış;buna mukabil bir dalga oluşmuş..Teyzemizin elinde, mutlu olsun diye alınmış çiçekler var ve hepimiz deniz manzarası eşliğinde keyif yapıyoruz.

*Teyzeye sevgi mesajını da artık iyiden iyiye okumayı ve yazmayı öğrenen YA, kendi çabalarıyla yazdı elbette...Kendi kendine okumayı ve yazmayı öğrenen oğlumun azmine ve hevesine hayran olmamak elde değil...

30 Nisan 2012 Pazartesi

Geleceğe Güzel Anılar Biriktirmek...

Her cuma tekrarlanan bir ritüel haline geldi dayı&anneanne evlerine ziyaretlerimiz.
Biz gitmezsek O'nlar muhakkak çağırıyorlar ve o gece mutlaka orada konaklıyoruz.Çocuklarda çok seviyorlar bu birlikteliği.Dayıları O'nlar için çok kıymetli; ayrıca bir de bilgisayarda oynama izni orada çıktığından tadından yenmez bir keyif haline geliyor orada geçen her an.

Müstakil bir evde altlı üstlü yaşıyor ailem.Bahçeli oluşu, çocuklar için cazip gelen bir başka etmen.Güzel havalarında etkisiyle kahvaltının ardından bahçede alıyorlar soluğu.Bende böyle olmasından müthiş mutluluk duyuyorum zira toprakla haşır neşir olmaları,ağaçtan erik toplamaları,bahçeyi keşfe çıkmaları,dayılarının eşlik ettiği çift kale maçlar yapmaları,mahallenin çocuklarıyla tozu dumana katmaları...para verip katıldığımız binbir çeşit kompleks aktiviteden daha fazla haz ve doyum sağlıyor çocuklara ve dolayısıyla bana...

Çocukluğumda Gebze'ye giderdik sık sık.Üç tane dayım bir de teyzem vardı orada.Çocuklarının bir kısmıyla akrandık. Hepsi de bahçeli evlerde otururdu.Oraya her gittiğimizde bahçede deli gibi koşturur,ağaç tepelerinden inmez,kümeslere dek girerdik.Hatta bir keresinde kümesin tepesinden düşüp yaralandığım olmuştur;izi hala durur yüzümde :)Öyle severdik, öyle keyifli anlar geçirirdik ki orada, annemlere oraya gitme konusunda sürekli   talepde  bulunur hatta epeyce ısrar ederdik.Şimdi biliyorum ki, çocuklarımın anılarında anneanne-dede-dayı evinde geçirilmiş günlere dair buna benzer güzel enstantaneler kalacak.

Bu cuma&cumartesi yine oradaydık.Hacercim nefis bir kek yapmış; çayımıza keyfimizle birlikte eşlik etti.Dayılarda yattık.Sabahında annemin "hadi kahvaltı hazır" çağrısıyla indik aşağı.Annem yine döktürmüştü sağolsun.Kahvaltının ardından attık kendimizi bahçeye.Çocuklarla maç yaptık.Erik ağacından henüz bebecik olan fakat çocuklara söz geçiremediğimizden o halde kopardığımız erikleri yedik(daha doğrusu çocuklar yedi,benim çekirdekli şeylere karşı tiksintim vardır).YA eriğin çekirdeklerini bahçeye ekmek istedi.Beraberce 4 tane erik ağacı aday adayı dikim işlemi gerçekleştirdik:)Bir güzel sulamayı da ihmal etmedik.Kırmızı başlıklı kızcılık oynadık :)Ben elimde sepetimle kırmızı başlıklı kız oldum:),YA kurt,ZE büyükanne,RU da avcı...
Senaryolaştırdık,yönettik,oynadık...
Dayının balkonunda güneşe karşı çay keyfi yaptık.Ve bu enfes güne dair aklımızda şu diyaloglar kaldı:

*ZE su istemektedir.Anne de "git eve iç kızım" diye yönlendirir.Damacana ve bardak giriştedir nitekim.ZE "ama sen getir" diye devam eder.Anne" sen kendin alabilirsin" diye ısrar edince ZE'den anneye tokat gibi bir yakıştırma gelir:
"Koca kafalı anne" !!!

*Annem akşama fırın tavuk yapmış.ZE'ye dedim ki hadi kızım pasta keser gibi porsiyonlayalım senle tavuğu.ZE aldı eline bıçağı bende onun elini tuttum.Tam bıçağı tavuğa yaklaştırıp kesecekken ZE titremeye ve kekelemeye başladı ağlak ses tonuyla beraber.
"Hayır,kesmeyelim yazık ama tavuğa"
!!!

30 Mart 2012 Cuma

4.Bebek Heyecanı...

ZE'nin ilk aylarından...
2,5 yıl arayla 3 çocuk sahibi oldum ben.
Bir ara,bir daha bebek ve çocuk yüzü görmek istemediğime dem vurdum sürekli;o kadar bıkmış,bunalmıştım nitekim.Fakat,ara ara hamile yahut yeni doğmuş bebek gördüğümde,ne denli özendiğim ve özlediğimi şaşkınlıkla farkettim.Delirdiğimi bile düşünmedim değil bu nedenle...

Bebek kokusu burnuma her çalındığında,her şeye rağmen "acaba bir bebek daha mı?" fikri geldi gitti aklıma.Sonra çabuk silkelendim neyse ki :)
Ama her aldığım bebek haberinde yine ve yeniden mutlanıp, yeni  başlangıçların yarattığı heyecana ortak oldum sevinçle...
Anladım ki iflah olmam ben...

Ve bu haller içinde dün öğrendim ki ailemize 4.cü bir bebek daha dahil oluyor:)
Evet evet;mis kokulu,pamuk gibi,yumuk yumuk,insanın bakmalara doyamadığı,mucizenin diğer adı bir bebek girecek hayatımıza 8 ay sonra,
Sağlıkla ve mutlulukla inşallah...

Deliler gibi heyecanlıyım bu kez,
Nasıl geçecek bu uzun süreç bilmiyorum.Kafamda hazırlıkları planlamak bile ayrı bir huzur verdi daha şimdiden,neler yapacağım neler;Allah'ın izniyle sağlıkla dünyaya bir gelsin de hele...

ZE diyor ki;
İsmi Zeynep olsun,

RU diyor ki;
Hayır Ege olsun,

YA diyor ki;
Ali olsun Ali

Erkek olma ihtimali yüksek yani :)
Ama ben kız olsun istiyorum ne yalan;içime de öyle doğuyor,
Sağlıklı olsun da...

Mutluyum,çok mutlu,
Nihayet TEYZE oluyorum,yaşasınnnnnnn
:)

19 Mart 2012 Pazartesi

Güneşin Getirdikleri...

Güneş sonunda bizi selamlamaya karar verdi sanırım.Selam edip geçip gitmez de şöyle uzunca bir süre iliklerimiz ısınıncaya ve ruhumuz bayram edinceye dek istirahat eder yanımızda diye ümit etmekteyim..
Kasvetli havaları sevmediğimi çok kereler dile getirmiştim.Öyle ki,1.ci katta bulunan dairemizin salonu bahçeye baktığı ve bahçede bol miktarda ağaç olduğundan içerisini loşlaştırdığı için çok sevdiğim halde en azından balkonun önündekileri kestirmek isterim her yaz geldiğinde.Güneşi iliklerime değin hissetmeliyim zira.Önce içimi,sonra ruhumu ve pek tabi hanemi şenlendirir her zerresi nitekim.Bir nevi kelebek etkisi...

2010 yılı baharından,miniklerim misminik...

Perşembe günü avuç içi büyüklüğünde atıştıran karla hayrete düşmüş,bu sene yazın gelmeyeceğini konuşmuştuk Necoyla.Ama dengesi şaşan kainat,hafta sonu kapıda bekleyen güneşi yollayarak balanslarının ne denli bozuk olduğunu kanıtlandı bize bir kez daha.

Karışık tostlarım :)

Cumartesi sabahına güneşle uyanınca içimi huzur kapladı bir anda ve planlar yapmaya koyuldum hemen.Kahvaltıyı yapıp çocuklarla birlikte atmalıydık kendimizi derhal dışarı.Akşama derbi maç vardı ve misafirlerimiz olacaktı.Bu nedenle hazırlıkta yapmalıydım ama çocuklar bu güneşi kaçırmamalıydı bir yandan.Kahvaltının ardından çocukları dışarı çıkmak için ikna etmem  biraz güç oldu!!!


Evet evet gerçekten zor oldu.Önce bir iki çizgi film izlediler,ardından resim yapma hevesi sardı,yırttılar, yapıştırdılar,nihayetinde öğle üzeri çıkmaya keyifleri yetti.Tam biz bahçeye çıkmıştık ki canımız kanımız biricik dayımız ve Hacerciğimiz geldi.Oğlanların gözlerinin içi güldü onları görünce.Bayılıyorlar dayılarıyla  yaptıkları her aktiviteye.Özellikle top oynamak başı çekiyor elbette.Dayımız bir de sürpriz yapıp spor ayakkabı almış her ikisine de.Zaten elleri hiç boş gelmez ki sağolsun.Yalnız RU'nun kiler mavi şeritli olup YA'nınkiler -o renk dışındakilerde numara kalmadığından-pembe şeritli olunca,YA mümkün değil sokmadı ayağına ayakkabıları. Dayısı ne dediyse ikna edemedi,bende zorlamak istemedim ve götürüp değiştirdim başka bir renk ve modelle de ikna oldu sonunda neyse ki:))

Dayı ve tosunları...

Akşama dek çocuklar dayılarıyla vakit geçirdiler dışarda,bizde Hacerimle AVM de gezindik azıcık.Peşisıra eve gelip yemek ve ikram hazırlıklarına giriştik.
Yakın aile dostlarımız da gelince ortam iyice şenlendi.Bir küçük boy da onlarda var ve ikizlerin süt kardeşi oluyorlar aynı zamanda.Çok iyi anlaşıyorlar,ağızları kulaklarında vakit geçirdiler beraberce ve bizi hiç üzmeden üstelik..
Maç başladı bu arada.Taraftarların çoğu Fenerbahçeli.Bir ben,bir de Hacerim Galatasaraylı.Bizim açımızdan kötü başlayan maç,neyse ki GS nin çabuk toparlamasıyla keyifli bitti.Ne şiş yandı ne kebap yani:)
Geç saatlere değin süren güzel sohbetin ardından misafirlerimiz kalktı fakat dayımızla Haceri bırakmadık.Sabaha plan bile yaptık hatta.Gece 03:00 gibi uyumamıza rağmen saati 09:00 a ayarlayıp koyduk başımızı yastığa.

Sabah 09:00 da uyandım zor da olsa.Çocuklarda teker teker kalkmaya başlamışlardı.Hemen kahvaltılarını hazırlayıp giydirdim onları.Karınları doyunca bende derin bir nefes aldım.Peşinden bizde giyinip annemle babamı almaya gittik.Daha sonra müdavimi olduğumuz mekanda aldık soluğu.Çocuklar cafenin parkında oynarken,biz mis gibi kahvaltımızı yaptık keyifle.
Güneşe,sağlığa,bir arada olmaya,aramızda ki sağlam bağa,muhabbetimize,keyfimize şükrettik ve eksik olan bir yanımızın kulaklarını çınlattık bolca(ne işin vardı İzmitler de dimi ama??)...


Kahvaltı sonrası akşama dek keyfini sürmeye devam ettik güzel havanın.Kah yürüyüş yaptık,kah alışveriş,kah serildik çimlere,kah top oynadık,çocuklar gibi şendik velhasıl.
Akşamında dayımızda yedik akşam yemeğimizi ve nihayet döndük yorgun ama mutlu evimize...

Çocuklarım adına çok seviniyorum,sevgileriyle çepeçevre sardıkları böylesi geniş bir aileye sahip oldukları için...

Ve dayıcım seni çoooooooooooooooooooooooooooooooooooookkkkk seviyoruz;Öyle böyle değil yani :)))

(Bugüne dair tek bir foto bile yok,çünkü makinemi yanıma almayı unutmuşum, ne yazık :(,Şaşkın ben)


27 Şubat 2012 Pazartesi

Kalbim Kalbinde...


Kalbim,kalbinde atıyor annem,

Dilerim,o pamuk yüreğin hep sağlıkla atsın ve dilerim sen her zaman yamacımızda ol...





ps: Annem şu an anjiyo oluyor ve maalesef ben yanında değilim.Fiziken tabi...

Related Posts with Thumbnails