doğum hikayeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğum hikayeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2011 Cuma

Uzuuuuunn bir hikayenin ikinci perdesi...

İki aya yakın bir süre önce yayınladığım bu postun devamını hemen ertesi gün yazmayı planlıyordum oysa...
Ama araya başka şeyler girdi ve planladığım gibi gitmedi işler.Siz önce ilk postu okuyup hemen peşinden de bu yayını okursanız sorun ortadan kalkacak sanırım :) Ya da siz bilirsiniz,keyfinize kalmış...

"Hayat siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir" diyordu bir zat-ı muhterem;sanırım John LENNON idi bu sözün sahibi.Kim olduğu çok önemli değil elbet,ne söylediği beni ilgilendiren.Neyse ne...

Bizim de başka başka planlarımız vardı geleceğe dair.Ahvalimiz oldukça iyiydi;keyfimiz yerindeydi.Epeydir üzerinde durduğumuz "ev sahibi" olma hayalimizi de gerçekleştirmiş,yerleşip düzenimizi kurmuştuk hatta.İşlerimiz de yolunda gidiyordu.O zamanlar henüz 21 aylık olan YA'yı emin ellere,anneme teslim edip gönlüm rahat işe gidip geliyordum.İşten dönüş saatini iple çekiyor,oğlumun yanına varır varmaz doyasıya tadını çıkartıyordum onunla geçen her anın.O'nunla hayat çok keyifli idi ve ben gelecekte yapacaklarımızı düşündükçe keyfin doruklarına yükseliyordum.

En ufak molaları atlamıyor,küçük kaçamaklarla nefes aralıkları yaratıyorduk kendimize.Çocukla birlikte tatillerin dengesi değişse de,ayrı bir zevki de beraberinde getiriyordu bu değişim.

Hal böyle iken,o malum havadisi öğrenmemizle birlikte,önümüze görüşümüzü en aza indirgeyecek kasvetli bir sis perdesi geriliverdi.Bir anda alt üst olduk;dengelerimiz değişti;elimiz ayağımız birbirine dolandı.Tam bir aptallaşma hali hasıl oldu üzerimizde.Zor da olsa tam bu yeni duruma ayak uydurmaya çalışıyorduk ki,ilk randevuda doktorun verdiği şok haberle tamamen dumura uğradık tabir-i caizse...

Aleti karnıma koymasıyla birlikte ekranda gördüklerimiz bizi dehşete düşürdü.Hayatımda böyle bir sahnye daha önce hiç şahit olmamıştım.Ekranda koca bir karartı ve ortasında küçük yuvarlak bir boşluk görmeye alışkındı gözlerimiz lakin o an gördüklerimiz koca bir hayret uyandırdı bizde.Nitekim doktorda da...
"Ne yaptınız siz yahu?" diyebildi şaşkınlıkla :)
Bizde aptallaşmıştık ve anlamsız bir biçimde sırıtıyorduk.
"Biz birşey yapmadık,gayet olağan gelişti herşey" diyebildik.
Doktor aleti bir o yana bir bu yana gezdirip durumu tespit etmeye çalışıyordu.Bir,iki,üç...dört...
"Üç kesin ama dördüncüden de şüphe ediyorum" dedi hınzırca gülümseyerek.

Neco'yla birbirimize bakıyor,içinde bulunduğumuz durumu idrak etmeye çabalıyorduk.
Ve mütemadiyen gülüyorduk...

Doktor detaylı ultrasona yönlendirdi bizi.Orda daha net sonuca varabileceğimizi dile getirdi.
Şaşkın,tedirgin,ürkek ve heyecanlı ruh halleri dahilinde girdik ultrason odasına.Farklı bir doktor karşıladı bizi.Hemen uzandım ve derhal ekrana ve doktora odaklandım...
Doktor baktı, baktı, baktı veeee.

"Üçüz" dedi.
"Kesin mi yani?Hepsinin kalp atımını alabiliyor musunuz?" dedim tedirginlikle.
"Evet kesin" dedi.

Şaşkınlığımız durumun teyit edilmesiyle tavan yaptı.Elimiz ayağımız titriyor,nasıl hareket edeceğimizi kestiremiyorduk.Bundan sonrası için planlarımız ne olmalı idi?En mantıklı karara nasıl varabilirdik?Yeni hayatımız bizi hangi koşullar altına sokacaktı?Yükümüzün ağırlığı altında halimiz nice olurdu?
En basit ve bence en vahimi, burdan eve gitmeyi becerecek aklı selimliğe nasıl vakıf olabilirdik?

Ayaküstü Neco'yla "ne yapmalıyız?" ı konuştuk.21 aylık bir oğlumuz vardı ve 3 bebek birden gelecek olması bizim ve asıl önemlisi O'nun hayatını nasıl etkilerdi.Maddi boyutunun üstesinden gelebilir miydik?Her çocuk rızkıyla gelir buna şüphe yok evet ama bu endişe duymamızı engelleyecek teselliyi temin etmiyordu bize.Ya anne-baba olarak ruh sağlığımız,birbirimizle olan münasebetimizin akibeti ne olacaktı?Allah dağına göre kar verirmiş muhakkak;peki ama biz o denli muktedir miydik bu büyük sorumluluğu layıkıyla yerine getirme hususunda?Bunca bebek özlemiyle yanıp tutuşan,bu uğurda varını yoğunu ortaya koyan nice çiftler varken,bu üç meleği emanet etmek için bizi seçmesi ne anlama geliyordu?
Aklımız bunca karışıkken,beynimizde bunca soru işaretleri cevaplarını arıyorken sağlıklı karar veremezdik.Sağlimen düşünmemiz,hayırlı bir karara varmamız lazımdı.Derhal doktorun yanına çıktık ve "Kürtaj!!!" için ne kadar süremiz olduğunu sorduk.
"En fazla 1 hafta" dedi.
1 hafta içinde bizim için en doğru kararı vermeli idik.Her ne kadar kürtaj fikri tüylerimi diken diken ediyor olsa da,en ağır basan olasılık an itibariyle buydu.

Bu karmaşa hali içerisinde çıktık hastaneden.

Az biraz kendime geldiğimde elime telefonu alıp benden derhal haber bekleyen-bebek planları gündemde olan- yakın arkadaşım ...... yı aradım.Durumdan haberdar olunca şaka yaptığımı zannetti önce.Gayet ciddi olduğumun ayırdına vardığında,en az benim kadar şaşırdı O'da.
"Biz bir tane için kendimizi paralıyoruz, hatun üçer üçer doğuruyor" diyerek de alaya aldı meseleyi.

Peşinden annemi aradım.Utana sıkıla,endişe içinde söyledim O'na da.O'nunda tepkisi farklı değildi.
"Nasıl yani?" oluyordu herkesin ilk tepkisi...
Normal değil miydi?
80 doğumda bir ikiz,87 doğumda bir de üçüz olur diyordu istatistiklerde gebelikler.
Biz bu tekil gebeliğe oranla ender rastlanan duruma denk gelmiş ve bu nedenledir ki tüm şaşkınlık dolu tepkileri üzerimize çekmiştik.

Bir hafta boyunca inanılmaz zor günler geçirdim(k).Öyle olursa nasıl olur?Böyle olursa ne yaparız? 3 tane cana nasıl kıyarız? Odur budur şudur...Offfff düşündükçe hala geriliyorum.

İşin bir de dini boyutu vardı.Nasıl büyük bir günah olduğu aşikardı.Affı yoktu.Maneviyatı güçlü olan herkesin irkildiği gibi bende dehşet derecede korkuyordum böylesi bir cürmün ceremesinden.

Ama asıl çekindiğim -Allah'ın affına sığınarak- O'nların canına kast edersem Allah'ın beni oğlumla cezalandıracağı düşüncesi idi.Ya O'na birşey olursa? Ya 3 cana kıydığım için Allah elimdekini de alırsa?Düşüncesi beni derin çıkmazlara sürüklüyordu.Yolumu bulmaya çalıştıkça kayboluyor,debelendikçe daha beter saplanıyordum.

Tam artık karara vardım derken biri geliyor,içinde bulunduğum durumu anlıyormuş gibi akıl veriyor,yeniden tepetaklak ediyordu beni.

"Ne güzel kalabalık bir aile olursunuz"
"Dördü bir arada büyürler,sonra da rahatlarsın"
"Çok günahhhh,sakın yapmaa!!!"
"Herkese nasip olmaz böylesi şeyler,aman sakın"
"Biz de yardım ederiz,büyür işte yaa" !!!!
"3 cana kıyılır mı,delimisin?"
"Allah rızkını verir merak etme"
vs vs vs.....

Bu ve bunun benzeri pek çok söylem gelgitlerimi iyice perçinliyor,içinden çıkılması zor bir hale sokuyordu beni.Herkes, içinde bulunduğum durumun vehametinin farkında olmadan kendince ahkam kesiyordu bolca.Davulun sesi uzaktan hoş geliyordu zira.Bu şartlar altında sağlıklı kararlar almam mümkün değildi.

Neco'da endişeli idi haliyle.Babalık sorumlulukları kat be kat artacaktı.Hazır değildi,hissediyordum.Her ne kadar 3 çocuk hayali kursa da evliliğimizin en başından bu yana,henüz erkendi ve hepsinin bir arada gelecek olması sarsacaktı bizi pek tabi.O'da aldırılması konusunda hemfikirdi.

En son gece bolca dua ettim Allah'a.Beni en doğruya en hayırlıya yönlendirmesi için yakardım tüm benliğimle.O'ndan başka kimse yardımcı olamazdı bana.O biliyordu içimden geçenleri.Kalbimin dilinden bir tek O anlıyordu.Beni salaha götürecek yolu da bir tek O bilirdi.İnancım sağlamdı.

Bu düşüncelerle sabahı ettim.Hazırlanıp yola çıktık.İçimden hala "Allah'ım hayırlısı ne ise o olsun.Bir ışık yak ve beni fikrimden caydır" diye yakarıyordum gözümden akan yaşlarla.Hastaneye varıp doktorun odasına girdiğimizde kararımızı ilettik doktora.Gerekli evrakları doldurduk fakat ben hala kendimde değildim.Doktor operasyona girmeden ultrasona aldı beni son bir defa.

Veee kalbimi,ruhumu,tüm benliğimi etkisi altına alan eşsiz bir nurla dolduran o "ışığı" göndermişti Rabbim bana.

"Şu an ikiz devam ediyor gebelik" dedi doktor.

Biri feda etmişti kendini,diğer ikisi için sanki...

Ne olduysa o dakika oldu.Vazgeçiverdim birden.Bu bir işaretti bana.İki üçe göre daha kabul edilebilir bir durumdu.Ya da ben o an öyle duyumsadım,öyle görmek istedim.Birden aydınlanıverdi bütün karanlık düşünceler.Kalktı önümdeki kasvetli perdeler.Velhasıl olumlandı içinden çıkamadığım karamsar tüm duygular...

Şimdi,karar aşamasında yaşadığım benzer duygulara gark olacağım koskoca bir 8 ay bekliyordu beni.

Hayat biz başka planlar yaparken,başımıza bambaşka şeyler getirmişti ....

Küçük bir dipnot: İkizler şu an itibariyle 3 yaş 4 aylık kocaman birer abi abla oldular bile.Beni tanımayıp hamile olduğumu zannedenlere belirtmek isterim :)

22 Eylül 2011 Perşembe

Uzuunn bir hikaye...

Epey müddet önce ilk annelik deneyimlerimle ilgili şu yazıyı yazmış ve ne denli saplantılı ve paranoyak bir anne olduğumun bir kez daha ayırdına varmıştım.

İlk olmasının verdiği heyecan ve tecrübesizliğin üstüne,o güne dek yaşamadığım en eşsiz duyguları yaşıyor olmanın hazzı eklenince,görmediğin oğlu olmuş muhabbetine döndü benim çocuk büyütme maceram.

Öyle zannediyorum ki Allah, hem kendime hem de bilhassa çocuğa verebileceğim zararlardan mütevellit, tez elden ikinci hatta üçüncü bebeği gönderdi bana ki,meşgalem çok olunca,fazla didiklemeye fırsat bulamayayım diye.
Öyle de oldu nitekim...

Evet ikinci çocuk için fazla ara vermeyi düşünmüyorduk,kardeşi olacaksa arada çok yaş farkı bulunmamalıydı,yoksa ne anlamı vardı kardeş olmanın.Nesil farkı,kişiler arasında ki paylaşımları azaltan etkenlerden biri değil miydi?

Kardeşler arasındaki en uygun yaş farkı aralığı hakkında bilgi edinmek için sürekli netten,kitaplardan yardım alıyordum.Ama en uygun kararı kalbimin sesi verecekti aslında.
Bende farkında olmadan onun sesini dinlemiştim...

YA henüz 21 aylıktı.En şahane dönemlerini yaşıyor,onun çok zor bir çocuk olmamasından dolayı işin keyfini çıkarıyorduk.Belki de bu nedenle idi ikinci çocuğa sıcak bakışım.
En yakın arkadaşlarımdan biri de ilk bebek için kolları sıvamıştı.İlk birkaç ay sonu hüsranla biten bekleyişleri oldu.Üzülüyordu bu nedenle.O günlere denk geldi işte benim hamilelik haberim.

Hiç ihtimal vermediğim bir anda,"değildir ama yine de bir bakayım" deyip test alarak döndüm işten o akşam.Eve gelip uyguladım hemen testi ve silikte olsa çift çizgi beliriverdi anında.Kelimenin tam anlamıyla ŞOK olmuştum.
Hani istiyordum?Hani çok ara vermemekti niyetim? Ne oldu şimdi,neden böyle içim kıyıla kıyıla ağlıyordum?

Kapı çalındı o anda,gelen Neco idi.Yüzümün şeklini ve şişen gözlerimi görünce şaşkına döndü.Şüphelerimi biliyordu ama kendimi bile inandıramamışken O nasıl bilsindi ki ne olup bittiğini...
"Ne oldu,ne bu halin?" diye sordu.
Testi gösterdim.
"Hamile misin yani?" dedi,biraz şaşkın,biraz tedirgin ama yine de benden daha iyice.
"Evet ama silik biraz,emin olamıyorum,bir tane daha alıp gelsen dedim" aslında son derece emin bir halde.
Derhal gidip bir test çubuğu daha alıp geldi Neco.Hemen uyguladım ve sonuç aynıydı:
Çift çizgi...
Artık kuşkuya mahal yoktu,herşey açık ve net ortadaydı.İkinci bebek gelmek için bu zamanı uygun görmüştü.(asıl sürprizden habersiz)

O gece çok zor geçti.Düşünmekten uyumak pek mümkün olmadı.Mütemadiyen ağlıyor ve başıma gelecekleri düşündükçe huzursuzlanıyordum.Bu hal içinde sabahı zor ettim.Sabah uyanınca kendimi hiç iyi hissetmedim.Kafam,beynim,düşüncelerim ve tüm uzuvlarım ayrı telden çalıyordu.Ben ise bu hengameye ayak uyduramıyordum.İşe gidecek gücü ve isteği kendimde bulamayınca en iyisi bugün evde kalmak diyerek işi asıp tüm günü yatakta geçirdim.

Düşündüm,düşündüm,düşündüm...
Boşa koydum dolmadı,doluya koydum almadı misali,içinden çıkamadım düşüncelerimin.
Anladım ki hazır değildim ben ikinci bebek için.Daha çok küçüktü yavrum,bana ihtiyacı vardı henüz.Geçireceğimiz çok güzel zamanlar vardı önümüzde.Hayallerim vardı yapacaklarımıza ve O'nun geleceğine dair.İkinci bir bebek ne kadar mani olabilirdi ki tüm bunlara diye geçirdim içimden ve tahayyül ettiklerim boğazıma bir yumru gibi oturuyordu.
Hiçbir şey eskisi gibi olamayacaktı artık...

Ertesi gün biraz zoraki de olsa alıştığımı farkettim bu fikre ve hemen doktor randevusu almak için kolları sıvadım.Fakat doktorum o denli yoğundu ki,ancak 10 gün sonraya randevu verebildi bana.
Bu da bir işaretti sanki,daha sonra farkettim.

Bu 10 gün boyunca sürekli gelgitlerim oldu.Bundan sonrasının nasıl olacağı konusunda,kah müspet ama umumiyetle menfi hayaller kurguluyordum zihnimde.Sadece bir kızımın olması ihtimali cezbediyor ve heyecanladırıyordu beni.Bunun için sürekli dua ediyordum Allah'a.Sağlıktı önemli olan elbet ama kız çocuk isteğim öyle baskındı ki,temennilerimin ilk sırasında yer almasına mani olamıyordum bu nedenle.

Artık çevremdekilere de duyurmuştum haberi.En çok da bebek isteyen arkadaşım şaşırdı bu işe.İnanamadı bir türlü."Ben beklerken,haber senden geldi,özendin galiba sen bana" diyerek dile getirdi şaşkınlığını.Ama O'nu daha fazla şaşırtacağımdan haberi yoktu henüz:)
Hoş benimde yoktu yaa...

Etrafımda duyan herkes,bunun çok güzel bir haber olduğunu ve en iyisini yaptığımı dillendiriyorlardı ısrarla.
Hepsinin ağzında tek bir cümle vardı sözleşmişler gibi:

"Beraber büyürler işte,ne güzel"

En zoru anneme söylemek oldu benim açımdan.YA'ya O bakıyordu.Nasıl derdim şimdi ben "anne ben yine hamileyim" diye.İkisine birden bakabilecekmiydi.Kreş çağında değillerdi henüz,yardımcı meselesi ise hiç anneme göre değildi.Israrla "Ben yardımcı falan istemem,yapamam ben başkasıyla" diyordu.

Ne olacaktı o zaman?Bu çok endişelendiriyordu beni.Utana çekine,ıkına sıkına aradım annemi işyerinden.Söze nasıl gireceğimi bilemedim.Ik mık ettim,sonunda zor da olsa girdim lafa.Önce kısa bir süre sessiz kaldı,şaşırmıştı haliyle.Ardından "Olsun canım ne var,bakarız O'na da" dedi.

İşte o andan sonra benim için herşey çok daha kolay kabul edilebilir hale geldi.Öyle rahatlamış,öyle bir yükü atmıştım ki üstümden,olumlandı herşey bir anda.Önümde ki karanlık perde aralandı,ışıklandı tüm düşüncelerim.Güneş açtı fırtınalar kopan yüreğimde,hafifledikçe hafifledim,yetmedi,kesildi ayaklarım yerden...

Derken randevu günü gelip çattı.Sabah hazırlandık Neco ile.Ve YA'yı da aldık yanımıza.Bir de kamera,kardeşini ilk gördüğündeki tepkisini kaydetmek için.Çıktık heyecanla yola...
Arabada giderken Neco'ya döndüm ve aynen şu cümleyi sarfettim:

"Neco bir bakmışsın ikizmiş.Ne yaparsın?"

Dün gibi hatırlıyorum bu sözleri.Unutmak mümkün mü?
Annelerin içine doğarmış ya,doğmuştu benimde içime bir anda sanki.Üstelik hamile olduğumu öğrenmeden bir kaç gece önce de rüyamda görmemiş miydim,bir oğlumun olduğunu ve onu emzirdiğimi?Süt öyle çoktu ki,bebek yetişemiyordu emmeye ve sağa sola fışkırıyordu,taşıyordu resmen.Bu da tarafımdan daha sonra bebeğin çoğul oluşuna yorulmamış mıydı?

Neyse,Neco ikiz olma ihtimaline yönelik düşüncelerime,

"Aman aman tek olsun,iki tane ile uğraşmak zor olur,bir de YA var altından kalkamayız" diye karşılık verdi.
Ee haklıydı da.Bu düşüncelerle vardık hastaneye.Doktorun odasına girdiğimizde,şaşkınlıkla karşıladı bizi.Daha ne kadar süre geçmişti ki birinci gebeliğimin üstünden.
"Hayırdır,niye geldiniz?" dedi.
"İkinci geliyor" dedik.
"Ne aceleniz vardı ki,erken değil mi daha ?" dedi.
"Kısmet" dedik gülümseyerek.
Ardından bizi ultrason odasına aldı.Kamerayı hazırlamış bekliyorduk.
Aleti karnıma koydu veeeeeee.....

 

İşte asıl şimdi hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı....

Related Posts with Thumbnails