Uzun zaman oldu yine yazmayalı,hemde epey uzun.Ne kadar ara verirsem yazma eylemine o denli soğuyorum doğru orantılı biçimde.Böylece gittikçe açılıyor aramızdaki mesafe.Üstelik yazamadığım süre içerisinde öyle şeyler yaşıyorum ki,her biri bir o kadar önemli ve tarihe not düşülmesi lüzumu görülen şeyler aslında.Gel gör ki,başa gelen eylemler,yazma konusunda eylemsizleşmekten alıkoymuyor beni.
Mesela epey ara verdiğim dönemlerden birinde,erkek kardeşim evlenmişti.O kadar önemsediğim bu merasim, benim üşengeçliğime ve az önce bahsettiğim orantısal mevzuuya kurban gitti yazık ki.
23-26 Haziran tarihleri arasında,oldukça keyifli bir düğün ve yine keyifle geçen nikah seramonileriyle birbirine çok yakıştırdığım bu çift dünya evine girdiler.Bizde onların mutluluğuyla mutlu olduk haliyle.
Allah bir ömür boyu mutlu etsin umarım...
Gelelim bu sefer verdiğim arada yaşadıklarımıza;
Haziran başından beri türlü sağlık sorunları sebebiyle hastanede yatmakta olan kayınvalidem,12 Temmuz gecesi "karaciğer yetmezliği ve mesane girişindeki kanserli kitle"nedeniyle vefat etti maalesef.Bu durum hepimizi fazlasıyla üzdü elbetteki.En çokta eşimi tabi.Aileyi ayakta tutan ikinci direkte çöktü yazık ki,şimdi kardeşlere iş düşüyor.Onlar aralarındaki bağı daha da güçlendirerek devam etmeli artık yola.Anne-babalarının en büyük dilekleri bu olurdu şüphesiz...
Allah kayınvalideme yattığı yerde huzur versin,rahmetini eksik etmesin inşallah...
Kayınvalidemin ölümünün hemen ardından bizde ailecek bir trafik kazası atlattık.Hemde gerçek manada ucuz atlattık.Annem,babam,yeni gelin-damat kardeşim ve eşi Hacer, birde çocuklar ve biz.
Şile yolu üzerinde,eşimin bir anlık dalgınlığı neticesinde,arabanın yoldan çıkması sonucu,girdiğimiz kayalıklarda epeyce sarsılarak ancak durabildik ve iyi ki de durabildik,nitekim takla atsak sonuç faciayla bitebilirdi.Çok şükür ki pert olan arabanın dışında hiçbirimize çok fazla birşey olmadı.Ya da şöyle belirteyim çocuklar dışında hiçbirimize birşey olmadı.Onları da meleklerin koruduğu birkez daha onandı tarafımızdan...
Benim burnumda bir kırık oluştu,Hacerin alnında travma ve kuyruk sokumu kemiğinde oynama,annemin yüzünün sağ tarafında ve bileğinde morarma ve incinme,babam ve erkek kardeşiminde çeşitli yerlerinde ezilmeler meydana geldi.Erkek kardeşim ve YA en arka bölümde uzanıp uyuyorlardı.Erkek kardeşim,arkadan ön cama büyük bir hızla uuçmasına rağmen YA'nın olduğu yerde kalması mucize değilde nedir?
Rabbime binlerce şükür ki bununla atlattık kazayı,başımıza neler gelebilirdi kimbilir...
En kısa zamanda bir bağış yapıp peşi sıra mevlüt okutarak Rabbime teşekkür etmek ve başımızdaki belayı savması için dua etmek niyetindeyim.
Ramazan ayına girdik hatta 5.ci günündeyiz bugün.Keyifle başladığım bu özel aya bugün maalesef ara vermek durumunda kaldım,çünkü daha önce bahsettiğim safra kesesindeki taş mevzuu yüzünden,dün geceyi epeyce vakit acilde geçirdim.Bu dehşet atak beni benden ediyor,öyle ki,doğum sancılarını hafif saydıracak denli acı veriyor bana.
En kısa sürede tedavisine başlamalıyım,varsa elbette ilaçla yoksa ameliyatla çözüm yollarını en kısa zamanda hayata geçirmeliyim.Yaşanmaz nitekim bu ağrıyla...
İşte böyle,şimdilik kısa anekdotlar halinde durumdan haberdar etmek istedim.Umarım daha sık görüşebiliriz blog...




