Saat: 08:45
Yer: Yaruze evi
Kişiler:
Yamaç (YA:Bundan böyle kısa kod kullanılacak)
Rüzgar : RU
Zeynep: ZE
Anne-Baba
İkiz böcüklerin ikisi birden ayaklanıp koridorda anne babanın odasının hemen önünde hazır ol vaziyetine geçerler.O esnada anne uyanır.
ZE "anne çiçim geldi" diyerek arzuhalini iletir.
RU "benim de çiçim geldi anne" diyerek ondan eksik kalmaz.
YA'da bu sırada geceden anne babasının ortasına girmek suretiyle hala fosur fosur uyumaktadır.
Anne gözlerini zor aralayarak(nitekim gece karı koca koltukta TV izlerken uyuyakalmış,03:25 gibi yataklarına geçmişlerdir) kalkar yataktan ve ikiz böcüklerin ihtiyaçlarını gidermelerine yardımcı olur.
Bir ihtimal belki uykuya devam ederler ümidiyle tekrar yataklarına koyar,kendide sıcacık yatağına geri döner.Bir müddet süregiden sessizlik,annenin ohhh demesine sebep olarak,sızmasına fırsat vermişken,kıkır kıkır kıkırdanmalar ve takır tukur sesler annenin tekrar ayaklanmasına neden olur.
Kalktığında birde ne görsün,ZE ve RU annenin birer çift çizmesini geçirmiş ayaklarına koridorda takırtılar eşliğinde zevkten dört köşe dolanıyorlar.
İkisininde ayaklarındakileri çıkarıp artık uyuyacaklarından ümidi keserek salona doğru yol alırlar.
Bu sırada içerdeki hengameye daha fazla kayıtsız kalamayan YA da uyanır ve salondaki kalabalığa dahil olur.Anne,babayı uyandırmaya gittiğinde sıcacık yatağın davetine karşı koyamaz ve 10 dk daha uzanayım diye giriverir babanın yanına.Babasını kimseyle paylaşamayan ZE hemen gelip araya giriverir (evlilikler çocuklardan sonra neden eski formundan uzaklaşır sorusunun cevabıdır budur kanımca).
Anne : "Baba benim"
ZE : "Hayır benim, sen git"
Bu sevgi ve kıskançlık dolu dakikalara,içerdeki küçük erkeklerce çıkartılan yeni takırtılar eşlik etmektedir.
Acaba ne yapıyorlar?
Ve YA gelir yanımıza,
"Anne kalkın Rüzgarla ben size sürpriz kahvaltı hazırladık"
Aaaa ne hoş!!!
Hadi bakalım bizi ne gibi sürprizler bekliyor diyerek içeri gidilir.
Sahiden de kahvaltılıklar salona taşınmış ve sofra hazırlanmış.Bir tek çay bardakları ve çay eksik.Onuda anne hazırlayıverir,birde en sevdiklerinden patatesli omlet yapılır,yanında RU ve Ze tarafından hazırlanmış misss gibi taze sıkılmış portakal suyu ohhh kahvaltı tamam.
Bu sırada ZE tuvaleti gelmiş fakat yetişemediğinden altına kaçırmış,altındakileri çıkarıp yere atmış, öylece beklemektedir.Anne ZE yi kapıp banyoya koşturur,ufak çaplı bir duş aldırılır,üstü giydirilip salona gönderilir.Artık kahvaltıya oturulabilir.
Kahvaltının ilk dakikaları:
YA naz niyaz yemeğini yerken elini bardağa çarpar ve güzelim portakal suyu masaya nasip olur.(Al sana gerilim sebebi).Neyse,anne sıkıntıya mahal vermemek adına sıkınarak kalkar ve bir bardak daha portakal suyu hazırlayıp getirir.
Anne ve baba ahtapot misali kollarıyla üçüne birden yetişerek atraksiyonu,curcunası bol kahvaltının çocuklar kısmını nihayete erdirir.Yanısıra çocukları odalarına göndermek suretiyle kahvaltıda başbaşa kalınmıştır ya da en azından öyle zannediliyordur.Neden sonra anne gelen tıkırtıların peşi sıra giderek gördüğü manzara karşısında şoka girer.Mutfak dolabındaki tencerelerin tümü zemine indirilmiş mutfak savaş alanına döndürülmüştür.Her biri eline bir tencere almış sözüm ona yemek yapıyorlar,(ne kadar işgüzar veletlerim varmış ta haberim yokmuş meğer)Anne baba iş bölümü yaparlar,kahvaltı sofrası baba ,mutfaktaki karmaşa anne tarafından toparlanarak duruma müdahale edilir.Devamında baba tüm evi süpürmek suretiyle daha steril hale getirir.(Sağol varol,eksik olma hayatım)Anne de bu esnada mutfağa hakim olmuştur.Amma velakin çocuklar her fırsatta kavga kıyamet birbirlerine girerek anne babayı daha ne kadar zorlayabiliriz diye hesap yapmaktadırlar.
En sonunda anne havlu atar ve ikizleri babalarına emanet ederek,sinemaya gitme planıyla YA'yı kaptığı gibi kendisini dışarı atar.
Peki sinemaya mı gidilir?
Planlarda ufak bir değişiklik yapılarak!!! çok sevgili
architect ile buluşulup güzel bir yemek yenir,ardından onlarla vedalaşıp YA ile birlikte Park turu yapılır ve 19:30 gibi eve varılır.
Eve gelindiğinde full atraksiyon devam elbette...