15 Kasım 2011 Salı

Dönülmez Akşamın Ufkundayım...

Başım ağrıyor...
Dengem bozuluyor,nevrim dönüyor,tepetaklak oluyorum...
Hareket halinde bir otomobilde, kitap,dergi,gazete vs.okurken duyumsadığım mide bulantısı,baş dönmesi,velhasıl içimin bir garip olması hali husule geliyor böyle zamanlarda.
Volkanlar gibi püskürüyor,lavlarımla her yanı cehenneme çeviriyor,etraftaki herkesi panik,stres,üzüntü ve çaresizlik içinde bırakıyorum; ve tüm bunlar olurken o lavların büyük kısmı asıl benim içime akıyor,aktıkça canım yanıyor,yanan canımın acısıyla daha çirkefleşiyor,duyduğum her sızıda kıvranıyor,çöküyor,kahroluyor ama sanki bundan keyf alırmış gibi delirdikçe deliriyorum.

Kelimenin tam anlamıyla manyaklık hali bu annelik.
Önce karşındakinin çocuk olduğunu unutmakla başlıyor hatalar silsilesi.O'nun yemekten,içmekten, yıkanmaktan,uyumaktan,odasını toplamaktan,dişlerini fırçalamaktan vs. vs. daha önemli işlerini olduğunu unutmakla...
O'nların istediği,keyifleri ne istiyorsa onları yapmak,bu kadar basit ve anlaşılır.Bunları yaparken de mutlu olmak.Oluyorlar da zaten.Sen engel olmaz,önlerine abuk subuk kurallar,kaideler,saplantılı yaptırımlar koymazsan olacaklar.Fakat sorumluluk sahibi,en bi mükemmel anne olacaksın ya-ki öyle bir çabam aslında hiç olmadı-,atlamamalısın hiçbir detayı.Ama farkında mısın ki,sen bu detaylara takılmakla Onların keyfinin içine ediyorsun..
Yemeklerini yemiyorlar mı? Bırak yemesinler,açlıktan ölmezler ya.
Odalarını mı dağıttılar?Bırak ne zaman istiyorlarsa o zaman toplasınlar.Ya da bir sefer de sen topla,elin aşınmaz ya,etme keyiflerinin orta yerine.
Geç mi uyumak istiyorlar? Yarım saat tolerans tanı bugünde,kıyamet kopmaz ya...
Ama yok,bir sefer alttan alırsak hep isterler değil mi?

Bu sabah kahvaltı yaparken;
Abuk subuk bir dolu cümleler sarfedip nasıl kıkırdaşıyorlar,nasıl keyif alıyorlar,nasıl kendilerinden geçiyorlar..
Ama tabaklarındakilere de el sürmüyorlar tabi tüm bunlar olurken.Özellikle sabahları zamanla yarıştığımız için yemeklerini bir an önce yiyip hazırlanmaları gerekiyor oysa.Neşeleri iyi hoş güzel de,babamız birazdan geldiğinde, hala kahvaltı sofrasında ve tabaklarımızın dolu olduğunu gördüğünde yüzünün girdiği şekle maruz kalacak olan kim?Önce ben ardından diğer aile bireyleri.Peki o surat şeklini takiben ortaya çıkacak olan manzara ne?
Aynen şu:
Ben tüm cazgırlığımla, hadi ile başlayıp tehditlerle devam eden tüm can sıkıcı uyarılarımı peşpeşe sıralayacağım.Yetmedi,elimde çatal bıçak her ne varsa masaya tak tak vurup ses kirliliğine yol açacağım,o da kesmeyince sesimin en gıcık tonuyla cıyak cıyak bağırıp,az önce keyif kahkahalarının atıldığı masanın orta yerine pimi çekilmiş bombayı atıvereceğim.Zavallı yavrucaklar da ne yediklerinin tadına varacaklar,ne de keyifle başladıkları günün tadına...
Diş fırçalarken de aynı sahne yaşanacak,hazırlanırkende.Ve ben elimde kırbacım,gestapo gibi mütemadiyen sağa sola savurarak, işleri yola sokmaya çalışacağım,iyice çığrından çıkarırken...

Böylesi durumlarda önce esip gürlüyor,daha bu hal devam ederken,her cümle arasında "Ben ne yapıyorum,yavrularım üzülüyor,nasıl izin veriyorum buna?" diye düşünüp kahrıma kahır katıyorum.Öyle birşey ki bu,birbirini takip eden sarmal yay misali,içinde bulunduğum hal üzerine bir taraftan kafa patlatırken,diğer yandan sarpa sarmaya devam ediyorum iyice.Toparlamaya çalışmak yerine,iyice dahil oluyorum çözümsüzlüklerin içine.Sürekli çatışıyorum içimde kendimle.
Sözler veriyorum otayacağım kendimi diye...Daha sakin,daha ılıman iklimlere kapılarımı sonuna dek açacağım diye...Bir iki duruyorum ayaklarımın üstünde,ardından tökezlemeye başlıyor,nihayetinde kaybedip dengemi sağa sola çarpa çarpa yerle yeksan oluyorum yine ve yine...

Kendimle de çatışıyorum,eşimle de.Ben kasıp kavururken,içimde çatışırken kendimle,bir yandan eşim çocuklara müdahil olduğunda bu kez ona sataşıyorum,"yanlış yapıyorsun,öyle değil böyle yapmalısın,ne sorumsuzsun" falan gibi kendime bosbol gelen akıl vermelere...Çok biliyorsam kendim uygulasam ya önce...

Es kaza birinden birine sesini mi yükseltti eşim,hemen olay mahallinde buluyorum kendimi,
"Ne oldu?durum nedir?Niye bağırıyorsun?Sakin ol,bu kadarcık şey için mi bunca patırtı?ucunda ölüm yok ya ne olmuş canım,ne kadar büyük tepkiler veriyorsun" tarzında soruları peşpeşe sıralıyor,zaman zaman aynı durumda verdiğim tepkileri unutup çemkiriyorum tüm hışmımla O'na.Sanki dellenme hakkı sadece bana tahsis edilmiş gibi...Ama batıyor ne yalan.Benim dışımda -aslında ben de dahil-kim kaşını kaldırsa çocuklarıma,irkiliyorum aniden,dikkat kesilip ekşitiyorum suratımı,ve bazen gösteriyorum da tepkimi hiç çekinmeden.Bu babam bile olsa-ki çoğu zaman onadır zaten-dayanamıyorum yavrularımın yüzündeki gülümsemeyi silikleştirenlere...

İçinden çıkılmaz bir hal bu annelik.Hem dünyanın en güzel en özel şeyi iken,aynı zamanda,en çok üzen,geren,külfet altına sokan,eza cefa çektiren,öldürmeyen ama süründüren,şekilden şekle sokan,paranoyanın dibine vurduran...
Velhasıl manyaklıkla kol kola gezen,iflah olmaz bir şizofreni türü annelik...

19 yorum:

  1. Ne güzel anlatmışsın her dediğine katılmamak mümkün değil şizofreniz ha şimdi biz:)))

    YanıtlaSil
  2. Ben 1 tanesi ile bu durumları yaşıyorum.Senin gibi 3 tane olsa ne yaparım bilemiyorum.Bana göre kat kat iyisin.Dediğin gibi oluruna bırakmak gerekiyor ama yapamıyoruz.Onlara bagırıp çağırdıktan sonra beynimizin orta yerine bir tokmak geliyor, sonra ne yaptım ben diyorum...Ama işten geçmiş ve kızımın ve benim keyfimiz kaçmış oluyor zaten :(

    YanıtlaSil
  3. bence o akşamın ufkundan hemen geri dön yoksa ben gelip döndürücem seni.sanki bende uzun zamandır o akşamın ufkundayım yahu:P

    YanıtlaSil
  4. Ballı Lokmam,
    Hepimiz anneyiz ne de olsa.Halden anlarız dimi?
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  5. Yadigarcım,
    Bir tane çocukla bile hayat çok zor biliyorum.Ama çocuk tek olunca insan daha bir üstüne düşüyor daha bir takıntılı oluyor,kendi tek çocuklu hallerimden biliyorum.İhtimamın dozunu kaçırıp fazlaca yoruyor ve yoruluyorsun bazen.Ben şimdi biriyle ilgilenirken diğer ikisi başınan çaresine bakıyor,böyle böyle öğreniyor.Ama zor mu dersen pehhhhhhhhhhh derim başka da bişey demem :(
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  6. Serpilcim,
    Gel döndür valla,kendim bi halt beceremiyorum :(

    YanıtlaSil
  7. bende ayni durumlara dusuyorum ,annelik zor sinav..nekadar ugrassan bi yerde cakiliyorsun ama bombanin pimini cekmeden once bir nefes al ve tekrar bak onlara.onlar senin mucevherlerin,ne kadar sansli oldugun gelsin aklina,,ve onlarin ne kadar savunmasiz oldugu..sonra vazgec bagirmaktan..keyiflerini bozma,hayat bir anlik unutma..akil vermiyorum sakin ha ..sadece kendi deneyimlerimi paylasiyorum.hadi biraz sabir..hepinizi opuyorum cok.

    YanıtlaSil
  8. Canım senin annelik durumu katmerli. iyi bile üstesinden geliyorsun inan ki. Ben 1 taneye yetemiyorum.

    YanıtlaSil
  9. ahh gönüllüm ahh keşke bu kadar farkında olmasak yaşasak gitsek bitse günümüz.ama yok önce davranışı sergiler sonra sorgular sonra kendimiz yeriz bu na da annelik diyorlar yani ömür törpüsü.ama tadı da daamkta allah isteyen herkese nasip etsin inaşşalh:)

    YanıtlaSil
  10. Blogunuzu sayfamızda paylaştık, sizi de sayfamıza bekleriz; https://www.facebook.com/tumblogyazarlari

    YanıtlaSil
  11. Yalniz degilsin gercekten.
    Ben de kendimi böyle hallerde buldugumdan benim gibi var mi blyke yapan diyorum.Ama birbirimize cok benziyoruz.
    Annelik sabir i$i...Sadece sabir.
    Ben Ada´ya kizarim ama e$im kizdigi zaman hemen kizmanin gereksiz olduguna dair bir ton cümle kurarim.
    Ayniyiz yani...
    Fark sen de üc cocuk ben de bir :)
    Anneligin her halini sen bizden daha yogun ya$iyorsun.Daha cok sabir diliyorum sana.Ve önünde egiliyorum.
    resimlerinize baktim.Öyle güzel bir ailesiniz ki özendim.Öpüyorum hepsini teker teker :)

    YanıtlaSil
  12. Bizim evde kizan ben, esim ne oldu diyen kisi:)

    YanıtlaSil
  13. Ayyy hepimiz aynımıyız ne:))Kocama okutmam lazım bu yazını!Sadece bana has bir durummuş gibi davranıyor bazen ve ben çıldırıyorum:)Kelimesi kelimesine aynı şeyler...Hep beraber dönelim bu ufuklardan diycem ammaa velakin varmı içimizde böyle bir babayiğit:))

    YanıtlaSil
  14. ben hep öyleyim:)
    dilerim çabuk geçsin...

    YanıtlaSil
  15. tek çocukla ilgilenirken bazen ağzımdan çıkana kulağım inanmıyor :( itiraf bu :D
    Ayrıca sağol dikkatli arkadaşım, bizi düşündüğün için :D

    YanıtlaSil
  16. "Sürekli kendi içinde çelişen" işte öyleyim ben de aynen. iyi anne olmaya fazla çaba sarf ettiğimden, kötü eş oluyorum bu sebeple bazen. Böyle gamsız kadınlar görüyorum bazen, yemeğini yiyor pek bir rahat çocuk bağıra çağıra kendini yerlere atmışken. Nasıl özeniyorum onlara bir bilsen. Saçını süpürge etme olayını abartıp sonra da hayır bırakmıyoruz yaptığımız işte. Bu galiba en kötüsü de. Bilerek hatamızı, yine ve yine yapıyoruz aynı yanlışları. Fakat emin ol, bizim ev tek çocukla da sizinkinin aynısı :)

    YanıtlaSil
  17. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  18. Son cümleye bayıldımm.

    Eline sağlık.

    Kızlar çok şekerrr..

    Kıskanç amam gözü kalmayan anne Çiğdem

    YanıtlaSil

Yorulmadan yorumladığınız için teşekkür ederiz...

Related Posts with Thumbnails